Çözüm Sürecinden Notlar

Akil heyetin son 3 haftada yazılı basında 9 bin 982, internette de toplam 33 bin 259 habere konu olarak ülke gündemini belirlediği anlaşılıyor.Bu haberlerin en azından yarısının olumsuz olduğunu da unutmadan belirtelim.

“Akil insanlar” heyeti toplumda biriken öfke ve gerilimin bütün yükünü omuzlamış durumda. Herkesin şunu bilmesi gerekir ki, “barış denilen hedef, hem siyasetler ve partiler üstü bir yönü gösteriyor hem de Türkiye’nin bütününü ilgilendiriyor.” Toplumda da bir karşılığı var; nitekim kamuoyu araştırmaları barış ve çözüm sürecine desteğin giderek yükseldiğini gösteriyor. İnsanlar bir toplumu barışın değil savaşın böldüğünü biliyorlar; tıpkı barışın değil, savaşın kirli olduğunu bildikleri gibi. Barışın değil, savaşın gizli anlaşmalar üzerinden yürüdüğünün ve barışın değil savaşın emperyalizmin oyuncağı olduğunun farkındalar. Barışın herkesi, savaşın sadece birkaç kişiyi beslediğini görüyor ve sürece destek oluyorlar.

GÜRÜLTÜLERİ ÖNEMSEMİYORUZ
Akiller heyeti medya organlarındaki kimi yalan yanlış haberlere rağmen, sırf bu inancı gördüğü için dağ bayır demeden dolaşıyor. Gittiğimiz her yerde büyük bir umut ve inançla karşılanıyoruz. “Akillere protesto” haberlerine de kanmayın, yüzlerce binlerce insanla gayet medeni bir biçimde söyleşip konuşuyoruz. Şanlı medyamız ise 15-20 kişinin bağırtısını “şok şok” olarak geçiyor. Biz Allah razı olsun diyenlerin sesini gayet yakından duyma fırsatını bulduğumuzdan, o tür gürültüleri önemsemiyoruz.

Kısaca şunu belirteyim ki, protestoların hiçbiri şok değil, zira önceden biliniyor. İşçi Partisi’nin tüm örgütü protestolar kanalıyla kendilerini topluma hatırlatabilme ve reklam yapabilme fırsatını gayet güzel kullanıyor. Bence 15-20 kişiyle medyada bu kadar ses getirebilme stratejileri de son derece başarılı. Kutluyorum kendilerini.

MHP çizgisi sanıldığı kadar sokaklarda değil, zaten sokağa çıksalar protestolar çok daha kalabalık olur. Onlar toplantılara katılıp kâğıda yazdıkları metinlerini akillere okuyarak ve bolca hakaret ederek rahatlıyorlar. Sanırım memleketi akillerin böleceğine epeyce inanmış durumdalar ya da siyasetçilerin kendi aralarında birbirlerine sarf edemediği sözleri akillere yöneltmeyi tercih ediyorlar. Nasılsa bu akillerin arkasında örgüt, parti gibi unsurlar yok, kendilerine yönelik bir misilleme de olamaz, öyleyse biz bunlara saldıralım düşüncesindeler. Bu arada hakaret aralarında ilettikleri bazı önemli ve anlamlı mesajları ise not almayı ihmal etmiyoruz.

CHP’liler sessiz ve endişeli kalabalığı oluşturuyor. Süreci özünde destekliyor ama medenice kaygılarını dile getiriyorlar. Aslında bu anlamda AKP tabanıyla çok farklı bir görünümleri yok. Benzer kaygıları paylaşıyorlar. CHP tabanında barış sürecinden ziyade bir sonraki aşamada anayasa sürecine yönelik endişeler daha yoğun. AKP’liler ise Başbakan Erdoğan’a güvendikleri için rahat ama Türkiye, Türk milleti gibi konular gündeme geldiğinde hassasiyetleri artıyor. Süreç biraz daha şeffaf yürüse özgüvenleri daha da artacak gibi.

BDP’liler süreci en fazla destekleyen ama bir yandan da talepleri en yüksek kesim.En büyük sorunları taleplerini dengeli tutma zorluğu. Öcalan’ın sivil hayat üzerinde silahlı ortamdan çok daha etkin olduğu gözleniyor. Dikkatli ama gerginler.
Gözlemlerimi paylaşmaya devam edeceğim.