Âkil Heyetin Etkinliği

Şurası kesin ki, silahlar susmaya devam ettikçe halkın barışa olan inancı artacak; siyaset geleceğe dair başka kaygılar ve beklentiler üzerinden şekillenecek; Türk dış politikası PKK’nın yarattığı daraltıcı kıskaçtan kurtulup bağımsızlaşacak; bölgesel ekonomi ve yatırımlar bu umutla yükselecek; Türkiye için yeni bir dünya kurulacak. Bunun aksine bir durumda ise denklemi tamamen tersine çevirmek mümkün. Bu nedenle kırılgan, ama umut dolu bir arayıştayız.

Âkil insanlar heyetinin olumlu etkilerinin raporlara yansıdığı da görülüyor. Bu grubun özelliklerini şöyle değerlendirebiliriz.

1-     Âkil insanlar heyeti 63 kişiden oluşan çok renkli ve çok sesli bir grup. Birçok farklı siyasal geleneğin ve inancın temsilcileri var aralarında. Farklı referanslarla aynı şeyi anlatmaya barış ve dirliğin önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Bazılarımız İslami referanslarla, bazılarımız hak ve  özgürlükler üzerinden, bazılarımız hukuk, bazılarımız da dünya konjoktürü çerçevesinde bu çatışmanın bünyemizde yarattığı hasarları anlatıyoruz. Kimimiz bu çatışmayı “günah”, kimimiz “haksız”, kimimiz “hukuksuz”, kimimiz “akılsız” olarak tanımlıyoruz. Ama herşeyden önemlisi hepimiz “yazık oluyor ülkemize, evlatlarımıza, geleceğimize” diyoruz.

2-     Heyetin çok sesli dokusu ve üslup olarak sivri dilli üyeleri de barındırıyor olması zaman zaman sıkıntılar yaratma potansiyelini de taşıyor kuşkusuz.Heyet üyelerinin bir çoğu özünde “eleştirel duruşa sahip” insanlar.Kendi fikirlerini anlatmaya başladıklarında en uca kadar savrulmalar söz konusu olabiliyor. Buna kızmak yerine, en ileri uçtaki fikrin bile çatışmasızca söylenebilirliğini ispat eden örnekler olarak değerlendirmek gerekiyor. Barış kültürü böyle bir şey; kavga etmeden mücadele etmeyi öğreniyorsunuz. En istemediğiniz şeyleri duyup, karşılığında hakaret değil düşünce ifade etmek durumunda kalıyorsunuz. Bir çok fikrine katılmadığınız birisiyle, sadece bir tek fikrine katılmak suretiyle birarada yürüyebiliyorsunuz.

3-     Bu heyetin kanımca en büyük gücü, aksine propagandaya rağmen, hükümetin veya AKP’nin sesi gibi davranmaması ve bağımsızlığını koruma konusundaki hassasiyeti. Kara propagandacıların beklentilerinin ve iddialarının aksine üyelerin bu çalışma karşılığında hiç bir ücret almaları söz konusu değil; alınması projenin gücünü tüketici bir şey olur zaten. Heyet gücünü sivillikten ve gönüllülükten alıyor. Halk da bunu görüyor ve takdir ediyor. CHP tabanında sürece desteğin % 65 oranında olduğunu bizzat parti yetkililerinin açıkladığını burada belirtelim.Bütün partilerde endişeliler var, tıpkı bütün partilerde umutluların ve destekçilerin olduğu gibi. Barış arzusu partiler üstü bir harekete doğru dönüşüyor ve bütün siyasi partilerin tepesinde  Demokles’in kılıcı gibi duracak bir baskı unsuru haline geliyor. Bu güzel bir haber.

4-     AKP’nin sahaya çıkarak Âkil Vekiller ve Âkil Bakanlar isimli bir girişimde bulunacağına dair haberler ise, eğer gerçekliği varsa, kanımca bu gidişatı olumsuz etkileyecek bir şey. Hareketin sivil ve partiler üstü kalması yerine hükümet aktivitesine dönüştürülmesi ciddi bir zaaf oluşturacağı gibi, heyetin etkinliğini de kıracaktır. Bütün partilerin ülkemizin huzuru için barış projelerini saha sürmelerini takdirle karşılamakla birlikte, bu projenin bağımsızlığını ve özgünlüğünü bozmanın yanlış olacağını da önceden söylememiz gerekiyor.