1- “Soykırımın kabulü” meselesini, tanıyan ülkelere birebir etkiye-tepki düzeyinde ele aldığımız sürece olay büyür; büyüten de biz oluruz.+

2- Bugüne kadar Ermeni meselesi hakkında 1-2 stratejik hamlenin dışında birşey yapılmadı.Kamu diplomasisi konusunda beceriksiz ve bilgisiziz

3- Uluslararası ilişkilerin araçsallaştırdığı politik bir meseleyi ne hukuken, ne siyaseten, ne de iletişimsel olarak savunmayı bilmiyoruz. 

Yaptığımız tek şey kızıp öfkelenip sonradan kısa sürede vazgeçtiğimiz boykotlar uygulamak, elçiyi çekip sonra geri göndermek, hamaset vs. 

Karşı hamle detince iletişim üstadlarının aklına gelen tek şey Mevlana filmi çekelim;popüler aktörler çağıralım; Eurovizyonda şarkı yapalım! 

21. Yüzyılın dünyasında uluslararası ilişkiler artık politika ötesi araçlarla sürüyor. Strateji kadar taktikler ve yöntemler de önemli. 

Son söz; “Soykırımı tanıma” meselesi büyüyecek. Geç kaldık; şimdi geç kalmışlık üzerinden geliştireceğimiz bir strateji bina etmeliyiz. 

Bu tür uluslararası kronik sorunların “çözümü”diye bir şey olmaz;”sorunların yönetimi” esastır.Konsantrasyon zayıfladığı anda darbe yersiniz.